into it - Turkish English Dictionary

into it

Meanings of "into it" with other terms in English Turkish Dictionary : 68 result(s)

English Turkish
General
get it into one's head that ... v. kafasına koymak
put one's foot into it v. pot kırmak
put one's foot into it v. gaf yapmak
turn it into a problem v. problem haline getirmek
turn it into a problem v. sorun haline getirmek
turn it into a big deal v. problem haline getirmek
turn it into a big deal v. sorun haline getirmek
put effort into it v. güç harcamak
put it into second v. vitesi ikiye takmak
put it into second v. ikinci vitese takmak
put it into three v. vitesi üçe takmak
put it into three v. üçüncü vitese takmak
when it is taken into consideration adv. dikkate alındığında
Phrasals
get into it v. (belli bir hale) gelmek
get into it v. biriyle ağız dalaşına girmek
get into it v. bir konuya girmek
get into it v. biriyle dalaşmak
get into it v. sözlü veya fiziksel münakaşaya girmek
get into it v. biriyle kavga etmek
get into it v. bir konu/şey hakkında detaya girmek
get into it v. (belli bir forma, şekle) girmek
get into it v. (belli bir duruma) erişmek
get into it v. bir konu/şey hakkında konuşmaya başlamak
get into it v. (belli bir durumun) içine girmek
get into it v. biriyle tartışmak
get into it v. bir konudan/şeyden söz etmek
get into it v. bir konudan/şeyden bahsetmek
Phrases
when it is taken into account expr. düşünüldüğünde
when it is taken into account expr. dikkate alındığında
put your backs into it expr. canınızı dişinize takın
Colloquial
don't bring me into it expr. beni bu işe karıştırma
you'll get into it expr. yaparsın
you'll get into it expr. alışırsın
you'll get into it expr. yakında alışırsın
you'll get into it expr. yakında öğrenirsin
put your heart into it expr. elini korkak alıştırma
Idioms
take it into one's head v. kafasına koymak
snap into it v. (bir işe vb) kendini vermek
take it into one's head to do something v. bir şeyi yapmayı kafasına koymak
get into the swing of it v. bir şeye alışmak
get into the swing of it v. bir şeye dahil olmak
get into the swing of it v. bir şeyin hızını yakalamak
get into the swing of it v. bir şeyin havasına girmek
get into the swing of it v. bir şeyin akışına/ilerleyişine dahil olmak/alışmak
get into the swing of it v. bir şeyin rutinine alışmak
get into the swing of it v. bir şeye alışmak
get into the swing of it v. işlere alışmak
get into the swing of it v. bir şeyde rahatlık/alışkanlık/ustalık kazanmak
get/take it into your head that... v. kafasında (bir şey) kurmak
get/take it into your head that... v. kendini (bir şeye) inandırmak
put one's back into it v. elinden geleni yapmak
put one's back into it v. canını dişine takmak
put one's back into it v. kendini vermek
put one's back into it v. kıçını yırtmak
put one's back into it v. çabalamak
take it into your head to do something v. bir şeyi yapmayı kafasına koymak
take it into your head to do something v. birden bir şey yapmaya karar vermek
take it into your head v. birden kafasına/aklına koymak
take it into your head v. birden karar vermek
Speaking
it's like everything fell into place expr. her şey yerli yerine oturdu gibi
you get out of it what you put into it expr. ne ekersen onu biçersin
look what they turned it into expr. ne hale getirdiklerine baksana
get it into your thick skull expr. bunu o kalın kafana sok
we'll look into it expr. bakarız
I'll look into it expr. bakarız
it's hard to put into words expr. kelimelere dökmek zor
I am not into it expr. ilgilenmiyoum
I am not into it expr. ilgimi çekmiyor